news-details

Çinliler, At Yılı’nı sabırsızlıkla bekliyor

CGTN muhabiri Damla Wu At Yılı'na ilişkin şu ifadeleri kulalndı:

''Hazır mısınız? 17 Şubat tarihinde resmen At Yılı’na giriyoruz! Bu satırları okuyan herkes, özellikle Çinliler heyecanlanır. Aslında bu bayram coşkusu çoktan hissedilmeye başlandı.''

Bugün, Çinlilerin Ay Takvimi’ne göre La Ba Festivali’ne denk geliyor. La Ba, Çinlilerin en büyük bayramı Bahar Bayramı’nın habercisi olarak kabul edildiği  ve bu günden itibaren bayram havası günden güne yoğunlaştığı belirtildi.

Çin genelinde “Bahar Bayramı Trafiği” 2 Şubat’ta başlayacak ve bu trafik için tren bileti rezervasyonu ise 19 Ocak’ta başlatıldı. Vatandaşlar tren bileti için rezervasyon saati beklerken, bayram için diğer hazırlıklarına da başladı.

CGTN muhabiri Damla Wu, ''özellikle bu yıl At Yılı olduğu için insanlar daha neşeli bir şekilde hazırlıklar yapıyor: memlekette aile buluşması dışında yurt dışı seyahat için uçak bileti rezervasyonu, yeni yıl hediyeleri, yeni yıla özgü yiyecek ve kuruyemişler…'' dedi.

Ülke genelindeki çok sayıda müzede at konulu sergiler düzenleniyor

 Dünya sanat tarihine yakından bakıldığında, at, soylu ve zarif bir canlı olarak öteden beri sanatçıların en sevdiği öznelerden biri olduğu ve mağaralardaki duvar resimlerinden kübizme kadar, hemen hemen sanat tarihindeki her önemli dönemin, atlarla tasvir edilebilir olduğu aktarıldı.

 Wu, ''At Çinli sanatçılar için de, atın vazgeçilmez bir ögedir. Eskiden beri, eskizden serbest fırça işine kadar, at figürleri tualde şahlanıyor, şiirlerde koşuyor ve notalar arasında uçuyor… Bunlar, sanatçıların tabiata ve hayata yönelik derin anlayışlarını sergiliyor.'' ifadelerini kullandı. Wu, bu nedenle, At Yılı vesilesiyle, Çin genelindeki çok sayıda müzede at konulu sergiler açıldğını ve Soğuk kış mevsimine renk katan bu sergilerle bir anlamda yeni yılın kültürel uvertürü de açıldığını belirtti.

At Yılı Saray Koleksiyonundan Seçkin Eserleri Sergisi, başkent Beijing’deki Yasak Kent Müzesi’nin kuzeyinde yer alan Jingshan Parkı’nda açıldı.

Wu, müzede saklanan, maddi olmayan kültür miras konumundaki tekniklerle yaratılan 56 eserin, atların duyguları ve ruhunu açıkladığını ifade ederek, ''savaş sahasındaki atların korkusuzluğu, savaştan sonra Nanshan dağına geri gönderilen atların sakinliği, yürüdüğü yolları iyi bilen atların deneyimi, ilerleyen atların cesareti…'' dedi.

Saraya ait maddi olmayan kültür miras olan teknikler ve At Yılı’nın içeriklerini derinlemesine harmanlayan sergide, 30’dan fazlası ulusal düzeyde olmak üzere Beijing’in usta zanaatkarlarının eserlerini görmek mümkün. Beijing Emayesi, yeşim heykel tıraşlığı, Beijing Nakışı, saray halısı gibi teknikler; kesme kağıt, enfiye şişe ve porselen gibi geleneksel teknikler tanıtılıyor. Bu sergiyi izlemek, maddi olmayan kültür gezisi sayılıyor. Bu nedenle serginin, çok sayıda izleyiciyi kendisine çektiği belirtildi.

Asker ve Atlı Savaş Arabası, görkemliliğiyle en çok fotoğrafı çekilen eser. 1970’li yıllarda icat edilen bu eser, ünlü bir usta tarafından tasarlanmış. Xi’an’daki Yeraltı Ordusu’nun bronz arabalarından esinlenerek tasarlanan eser, 3 metre uzunluğunda ve 2 metre yüksekliğinde. 4 atın çektiği araba, binlerce parçadan oluşuyor. Beijing Emayesi esas olarak mavi tonlu, ancak üzerinde bronz renginde desenler görülüyor. Wu eser hakkında ''Bu eser o kadar gerçekçi, sanki arkasında binlerce, on binlerce at koşuyor gibi.''ifadelerine yer verdi.

Wu, Xu Beihong’un adını taşıyan müzeye değinerek '' At konulu yapıtlarıyla ünlenen Xu Beihong’un adını taşıyan müze de 1 Ocak’ta at temalı bir sergi açıldı. Sergide müzenin koleksiyonu arasından seçilen 50’den fazla yapıt görülebilir. Gerçekçi çizimlerden ve Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı dönemindeki savaş atından Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra dörtnala koşan ata kadar, Xu’nun yapıtları zamanın nabzını iyi tutmuştur. Sadece sanatsal icat ürünü değil, Çin kültüründeki ilerleme ve mutluluğun ruhsal simgesidir. Sergide yapay zeka teknolojisi ile ressamın eserlerindeki atlar adeta koşar gibidir.''ifadelerini aktardı.

Yine Başkent Beijing. Kentin batısında bulunan Yerçekimi Sanat Müzesi’nde yerli ve yabancı 44 sanatçının 70 eseri sergileniyor. Müze müdürü ve serginin küratörü Ouyang Xin, atı bir manevi taşıyıcı ve kültürel simge olarak gördüklerini ve atlarla geleneksel kültür ile çağdaş sanatlar arasında bir köprü kurmak istediklerini belirtti.

Wu'ya göre sergilenen eserler tablo, heykel ve donanım gibi sanat biçimlerini kapsıyor, atların taşıdığı, cesaretle ilerleme ve özgürlük ruhunu ifade ediyor.

Wu, Çin Merkezi Güzel Sanatlar Akademisi’nden Prof. Shen Hongbiao’nun heykel eseri Koşan Azarga izleyicilere değişik bir estetik özelliğini hissettirdiğini belirtti. Shen, atı iyi tasvir etmek için yıllar boyunca çayırda çobanlarla yaşıyor, atları besliyor ve eğitiyor. Çayır kültürüne yönelik edindiği tecrübeleri heykellerine yansıtıyor. Bir izleyici, at ve göç tarzının aslında çağdaş insanların kalplerinin derinliğinde saklanan “Hayırsever insan tüm canlıları sever” yaklaşımın bir ifadesi olduğunu düşünüyor: at, göç, çayır, gök, dünya, tabiatı sevmek, sade ve sağlıklı bir hayatı yaşamak, anlayışlı duruşu korumak.

Çin’in batı kesiminde yer alan Yinchuan kentindeki Han Meilin Sanat Müzesi’nde de 2 Ocak’ta at temalı bir sergi açıldı. Bir takım burç pulu tasarlayan ünlü ressam Han Meilin, geleneksel mürekkep resmi, heykel, kaya oyması dahil farklı türlerde 100’den fazla eserini izleyicilerle buluşturdu.

 At burcu insanların ne gibi özellikleri var?

Çinlilerin ataları atın, cennetin simgesi, sağlık, iyilik, ileri görüşlülük, devamlılığın yanı sıra, imparator ve baba gibi karakterleri temsil ettiğini savunmuştu. At, Çin geleneksel kültüründe önemli bir yer tutmuştur. Bugün Çin vatandaşlarının gözünde At Yılı'nın  uğurlu bir yıl olarak görülldüğü ve , at burcunun  sevilen bir burç olduğu belirtildi. Bugün bile çok sayıda genç Ejderha Yılı’ndan başka, At Yılı’nda bir bebek doğurmayı tercih eder. Pekiyi, At Yılı’nda doğan bir insanın ne gibi özellikleri olur?'

At, Çin zodyağında özgür ruhu, bitmek bilmeyen enerjiyi ve macerayı temsil eder. Güçlü bir vücut yapısı ve güzel yeleleri olan at geri adım atmayı bilmeyen bir hayvan. Diğer hayvanlar yere yatarak dinlenirken, sadece at ayakta uyur. Bu nedenle at için “bin li koşabilen at” anlamını taşıyan “Qian Li Ma” gibi sözcük ve deyimler kullanılmıştır.

At Yılı’nda doğan birisi yenilgiden korkmaz. At burcu olan biri belki sıkça meydana okumalarla yüz yüze gelir ve hayatını çok dolu yaşar, finansal durumda bazen dalgalanmaların görülmesi mümkündür. Ancak bütün bu zorluklar ve koşuşturmalardan sonra yaşlanınca ailesiyle mutlu günler geçirir.

   Genel olarak, Çinlilerin geleneksel 12 hayvanlı takviminde 7. sırada yer alan at burcu insanları, uyumlu, sadık ve maceracı olarak ön plana çıkarlar.

Çin geleneksel kültüründe at, sığır, keçi, tavuk, köpek ve domuzun önünde 6 evcil hayvanın başında yer alıyor. Çünkü at tarım, savaş ve ulaşımda önemli rol oynamış; sadakat ve cesareti yansıtmıştır. Çin tarihinde ve sanatında at, sadece üretim ve günlük hayatın önemli güçlerinden biri değildir. At hız, güç ve ilerleme ruhunu da temsil eder. At tarihten beri şiirde, klasik eserlerde, sanatın birçok dalında, dini inanç ve etnik protokollerde yer alıyor.

1930, 1942,1954, 1966, 1978, 1990, 2002, 2014, 2026 yıllarında doğan insanlar at burcu’dur.

Bahar Bayramı’nın habercisi: La Ba Festivali

Wu La Ba Festivali hakkında şu sözleri aktardı:

,''Bugün, La Ba Festivali’ne denk geliyor. Bu festivalin Bahar Bayramı’nın habercisi olduğunu söylemiştik. Çin Ay Takvimi’nde yılın son ayı “La Ayı” olarak adlandırılıyor. Çin tarihinde La ayının 8. gününde insanlar atalarına ve ölümsüzlere tapar, bol mahsul dilermiş. Ayrıca o gün Budizm’in kurucusu Sakyamuni’nin Buda olduğu gün olarak da biliniyor ve halen Budizm’in önemli bayramlarından biri olarak kutlanıyor.

La kelimesi, 3 anlam taşıyor: Biri karşılamak. Yani La ayı, eski yılın uğurlandığı ve yeni yılın beklendiği bir zaman dilimi. Bir diğer anlamı da avlanmaktır. La ayında insanlar ava çıkar ve atalara ve ölümsüzlere tapmaya hazırlanırdı; bu kelimenin bir diğer anlamı da hastalıkları önlemek ve baharı karşılamaktır.

Çok eski zamanlarda La Ba Festivali, atalara ve ölümsüzlere tapmak için düzenlenen bir törenmiş, bu tören geleneksel Ay Takvimi’ne göre yılın son ayında düzenlendiği için bu aya La Ayı adı verilmiş, törenin düzenlendiği gün ise La Günü olarak adlandırılmış.

Çin’de feodal toplumu birleştiren Qin Hanedanı’ndan (M.Ö.221-207) önce La Günü, son ayın 8. gününde değilmiş. Ancak Budizm’in Çin’e girmesinden sonra bu dinin Çin’de etkisinin artırılması için La Günü, Budizm’in kurucusu Sakyamuni’nin Buda olduğu gün olarak belirlenmiş. Güney ve Kuzey Hanedanları’na gelince La Ba Festivali, La Ayı’nın 8. gününe sabitlenmiş.

Festivalde her tapınak, sütlü lapa pişirip Budalara sunarmış. Farklı bölgelerde lapanın malzemeleri farklı olur, ancak pirinç, akdarı, yapışkan pirinç, süpürge darısı ve mor pirinç gibi hububat; soya fasulyesi, kırmızı barbunya, yeşil fasulye, barbunya ve börülce gibi fasulyeler; hünnap, yerfıstığı, lotus tohumu, kestane, kurt üzümü, ceviz tohumu, üzüm ve gingko gibi kuru yemişler olmazsa olmazlardandır.

Başkent Beijing’deki La Ba Lapası, en titizlikle hazırlanan lapa türüdür. Lapa içine pirincin yanı sıra, hünnap, lotus tohumu, ceviz, kestane, kırmızı fasulye, üzüm ve yerfıstığı dahil en az 20 çeşit malzeme koyulur, La Ba arifesinde pişirilir, kaynadıktan sonra kısık ateşte tüm gece pişirilir. Lapanın ancak La Ba sabahına gelindiğinde piştiğine inanılır.

La Ba gününde Çinliler La Ba sarımsağı da yapar. Bunun yapımı çok basittir; malzeme olarak sadece sirke ve sarımsak kullanılır. Sarımsak tanelerinin kabukları çıkarıldıktan sonra sıkı kapanabilen bir kavanoz içine koyulur, ardından içine sirke doldurulur, kapağı kapandıktan sonra soğuk bir yerde bekletilir. Yavaş yavaş sirke içindeki sarımsaklar yeşillenir.

La Ba gününden itibaren, Bahar Bayramı havası günden güne yoğunlaşır.''

  Hibya Haber Ajansı