Adet öncesi gerginliğe karşı 5 öneri

Adet öncesi gerginlik olarak da bilinen Premenstruel sendrom (PMS), birçok kadının ortak sorunu olarak karşımıza çıkıyor.

Depresyon, halsizlik, uyku hali, duygu durum dalgalanmaları, sinirlilik, gerginlik gibi belirtilerle ortaya çıkan Premenstruel sendrom iş ve sosyal yaşamı olumsuz yönde etkileyebiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Banu Mat, halk arasında adet öncesi gerginlik olarak bilinen PMS hakkında önemli bilgi verdi.
 

Şişkinlik, kilo artışı ve baş ağrısı en sık görülen belirtiler

Premenstruel sendrom yani PMS, yumurtanın serbest bırakılmasından sonraki dönemde yaşanmaktadır. Adet kanamasıyla birlikte azalan ya da kaybolan PMS belirtilerinin zemininde psikiyatrik bozukluk bulunmamaktadır. PMS belirtileri kadınların %80’inde görülmekle birlikte “Premenstruel disforik bozukluk” olarak isimlendirilen klinik ve sosyal düzeyde etkili olanların oranı sadece %5’tir. Depresyon, halsizlik, uyku hali, duygu durum dalgalanmaları, cinsel istekte artış, sinirlilik, gerginlik, dikkat azalması gibi davranışsal belirtilerin yanında her iki memede hassasiyet veya büyüme, ödem, 2-3 kiloya kadar kilo artışı, baş ağrısı, bulantı, kusma, kabızlık, iştahta artma, susama, ciltte sivilce görülmesi gibi fiziksel belirtiler de yaşanabilmektedir. Doğurganlık dönemindeki kadınlarda belirtiler daha sık ancak şiddeti daha az görülmektedir.
 

Psikolojik etkileri de bulunuyor

PMS nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte hormonal değişimler ve merkezi sinir sistemindeki duyarlılıktan kaynaklandığı düşünülmektedir. PMS esas olarak fizyolojik temelli olmakla beraber, rahatsızlığın temel belirtileri psikolojiktir. PMS’nin seyrinde; stres, günlük yaşamdaki olaylar, evlilik sorunları, olumsuz psikolojik değişikliklerin adet döngüsüne atfedilmesi, sorunlarla başa çıkma stratejisi gibi psikolojik etkenler de rol oynamaktadır.
 

PMS dönemini rahat atlatmak için 5 öneri

  • PMS tedavisinin amacı; şikayetleri ortadan kaldırarak günlük aktivite ve sosyal yaşamın üzerindeki etkilerini azaltmaktır.
  • PMS döneminde sık sık ve az yemek yenmelidir. Az yağlı gıdalar tercih edilmelidir. Çay, kahve, kola gibi içecekler, çikolata, şeker ve tuz azaltılmalıdır.
  • Günde 30 dakikalık yürüyüş önemlidir. Solunum, gevşeme egzersizleri, masaj, yeterli ve kaliteli uyku beyinde doğal endorfinleri artırarak stresin azalmasına yardımcı olur.
  • Bunların yanında; duygu durumunu düzeltme için günde 400 mg. magnezyum, şikayetleri azaltmak için D, B ve E vitamini desteği alınabilir.
  • PMS döneminde yaşanan şikayetleri azaltmak için bitkisel takviyeler de tercih edilebilir. Hayıt ağacı meyvesi (Chaste berry), çuha çiçeği yağı (çay şeklinde ya da kapsül şeklinde), dulavrat otu (black cohosh) çayı ya da kapsül şeklinde, melissa çayı, nane çayı, zencefil çayı, papatya çayı, karahindiba kökü PMS şikayetlerini azaltabilmektedir.

Şiddetli PMS yaşayan, sikayetlerle baş edemeyen, yaşam kalitesi olumsuz yönde etkilenen kadınlar medikal tedaviden faydalanabilmektedir. SSRI (Selektif seratonin re-uptake inhibitörler) antidepresan, hormonal tedaviler şikayetleri azaltmak için denenebilmektedir.


Hibya Haber Ajansı

Okunma